Page 81 - LGS TÜRKÇE SB
P. 81
TEST 11 PARÇAYA SORULAN SORU - 2 3. BÖLÜM
1. Kesinlikle hayır. Yazarları eleştirebiliriz ama okurları 2. Yazmak, yazdıklarımı yayınladığımdan beri benim kişi-
asla! İnsanlar, okudukları yüzünden yargılanamaz. sel ve toplumsal sorunlarıma şifa oluyor. Hani yaraya
Tüm mesele o eseri ortaya koyanda. Yazar dediğin sürülen bildiğimiz merhem misali, yazdıkça meseleleri
belli bir altyapıya, birikime sahip olmalı; kendine has kafamda çözmeye, o konuda biraz huzur bulmaya
bir duruşu olmalı yazarın. Her önüne gelen “yazar” başlıyorum. Benim için okuyucu da kuşkusuz önemli
olursa elbette piyasada böylesine değer yoksunu ama kendi iç mücadelem ve huzurum daha da önemli.
eserler dolaşır. Bu durumun tek sorumlusu yazarlardır. Bana göre sanat, sanatçının öncelikle kendisi için yap-
Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine cevap tığı bir eylemdir. Sanat bireyseldir, bu sanatın doğasın-
olarak söylenmiştir? dadır. Bu nedenle kendimi temel alıyorum.
A) Sanatçılar eserlerinde okurun beklentilerini dikkate Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine cevap
almalı mıdır? olarak söylenmiştir?
B) Okurların, değer yoksunu eserlere yönelmelerinin A) Yazmak için daha çok bireysel konuları mı tercih
nedeni ne olabilir? edersiniz?
C) Hiçbir değeri olmayan eserlerin piyasaya çıkması- B) Okuyucuyu önemsemek size ne kazandırıyor?
nın nedeni okurlar mıdır? C) Yazılarınızın çok okunmasının nedeni okuyucuya
D) Okurların, yazarlardan bir beklenti içerisinde olma- kulak vermeniz midir?
sını doğru buluyor musunuz? D) Yazarken kendinizi mi, okuyucuyu mu temel alıyor-
sunuz?
3. Gazeteci:
(I) - - - -
Yazar:
Bizim evimiz, kitap okunan bir evdi. Hem babamın mesleği itibarıyla mesleki ve bilimsel kitaplar çoktu hem de annem
edebiyata meraklı bir insandı. Onun da herhalde etkisi var. Çocukların yetişme sürecinde, hele bizim kuşak için başka
kitaplar okursa dersine çalışmaz denirdi, bizim evde böyle şeyler olmadı. Tam tersine, çocukların okuyabileceği bol mik-
tarda kitaplar alınırdı. Ablamın kitaplarından yararlandım. Mesela Doğan Kardeş koleksiyonu vardı, onları okurdum.
Oradaki çizgi romanları Selma Emiroğlu çizerdi, onun Üç Kara Kedi Çetesi diye bir çizgi romanı vardı. Dönüp tekrar
tekrar o sayfalara bakardım. Çizgi romanların resimlerine bakarak kendim bir şeyler uydurup seslendirmeye çalışırdım,
bir şeyler kurgulardım. Bu kurgular şekillendikçe ben de şekillendim bir anlamda.
Gazeteci:
(II) - - - -
Yazar:
Gençlik yıllarımda belki bir hırstı yazmak ama sonra dönüp baktığım vakit tek sığınağımın yazmak olduğunu; hayatımda-
ki en yakın dostun, tek yoldaşın, beni bırakmayan tek şeyin yazmak olduğunu düşündüm. Başka bir meslek hayali gir-
medi benim zihnime. Elbette, yazmaya adadığım elli yılımın içinde kimi zaman yazı yazmaktan bunaldığım olmuştur, zor
geçitler olmuştur fakat hiçbir zaman pişmanlığım olmamıştır. Bu yüzden şu ya da bu mesleği yapsaydım diye “keşke”le-
rim de olmadı benim. Yalnızlığımı avutan tek şey edebiyattı ama yalnızca yazmak değil. Okumak açısından da bu böyle
çünkü ben okumayı da seviyorum hatta yazmaktan bile daha çok seviyorum.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdaki sorulardan hangileri sırasıyla getirilmelidir?
A) (I) Yazmaya ve edebiyata olan tutkunuz nasıl başladı?
(II) Yazmak, sizde ne zaman vazgeçilmez hâle geldi?
B) (I) Sizi edebiyata, yazarlığa hazırlayan aile ortamınızdan söz eder misiniz?
(II) Keşke başka bir mesleğim olsa diye aklınızdan geçirdiniz mi?
C) (I) Çocukluk yıllarından itibaren sizi yazmaya iten güç neydi?
(II) Yazarlık sizce bir meslek mi, yoksa ek bir faaliyet mi?
D) (I) Yazarken ya da okurken kimleri örnek aldınız?
(II) Yazarlığı bırakmayı düşündüğünüz oldu mu hiç?
79

