Page 78 - LGS TÜRKÇE SB
P. 78

6.                                                     8.
                  I. Metin                                               Herkesten  hızlı  koşmakla  övünen  bir  tavşan  var-
                  Yapay  zekânın  hızlı  gelişimi,  bilim  dünyasında    mış.  Bu  tavşan,  yakın  arkadaşı  kaplumbağanın
                                                                         yavaşlığıyla  sürekli  dalga  geçermiş.  Tavşan  ile
                  çeşitli  hipotezlerin  ortaya  konmasına  sebep  ol-
                                                                         kaplumbağa,  bir  gün  koşu  yarışı  yapmaya  karar
                  muştur.  Literatüre  bakıldığında  Nick  Bostrom,
                                                                         vermiş. Tavşan “Beni koşuda geçmek ha! O kadar
                  Raymond Kurzweil gibi bu konuyla uğraşan bir-
                                                                         hızlıyım  ki  beni  kimse  geçemez.”  diye  övünmeye
                  çok bilim insanı olduğu görülmektedir. Bu bilim
                                                                         başlamış.  Tavşan  tarafından  sürekli  aşağılanan
                  insanlarının  türettiği  farklı  terimler,  yapay  zekâ
                                                                         kaplumbağa,  bu  durumdan  rahatsız  olmuş.  Gün
                  kapsamında sıklıkla kullanılır hâle gelmiştir.         gelmiş,  yarış  başlamış.  Başlangıç  çizgisinden  ok
                                                                         gibi fırlayan tavşanın tozunda kaplumbağa ağır ağır
                  II. Metin                                              yola düşmüş. Tavşan, çok uykusu geldiği için bir
                  Lazer ışığı kullanılarak sinir hücrelerinin uyarıldı-  ağaç gölgesine yatıp uyumuş. Uyurken de “Nasıl
                  ğı çalışmalar “optogenetik” olarak adlandırılıyor.     olsa kaplumbağa beni hayatta geçemez.” diyerek
                  Geçmişte bu yöntem kullanılarak fareler üzerinde       gülümsemiş. Bıkmadan yoluna devam eden kap-
                  hafızalarında değişiklik yapmak ya da kendileri-       lumbağa, azmi sayesinde bitiş çizgisine tavşandan
                                                                         önce varmış. Uykudaki tavşanın ise hiçbir şeyden
                  ni  susamış  hissetmelerini  sağlamak  gibi  birçok
                  araştırma yapılmıştır. ABD’deki Yale Üniversite-         haberi olmamış.
                  sinde  çalışan  Ivan  de  Araujo  ve  arkadaşlarının      Bu metinle ilgili,
                  yakın  zamanlarda  yaptığı  farelerin  avlanma  ve      I.  Anlatım 3. kişi ağzından yapılmıştır.
                  beslenme sırasındaki davranışlarıyla ilgili optoge-
                                                                        II.  Varlık kadrosu, yer ve zaman ögeleri bellidir.
                  netik çalışmalar bu duruma bir misaldir.
                                                                        III. Ana olay, tavşanın uyuyakalmasıdır.
                 Aşağıdakilerden hangisi bu metinlerin ortak özel-      yargılarından hangileri söylenebilir?
                 liklerinden biridir?
                                                                        A) Yalnız I                B) I ve II
                 A)  Tanımlamaya yer verilmesi                          C) II ve III               D) I, II ve III
                 B)  Karşılaştırmadan yararlanılması
                 C)  Örneklendirmeye başvurulması
                 D)  Gerekçeli anlatımdan yararlanılması
                                                                    9.  Edebiyatın  toplumla  ilişkisi  bahsinde,  sıkça  kullanılan
                                                                        benzetmelerden biri aynadır. Romandan ve gerçeklikten
             7.  Hayatta karşılaştığımız onlarca doğal durum vardır ki   söz  açıldığında,  çoğu  zaman  Stendhal’ın  Kırmızı  ve
                 biz  onları  kendimize  göre  yorumlayarak  “iyi”  ya  da   Siyah’ında gecen meşhur cümle anılır: “Roman, uzun bir
                 “kötü”  olarak  tanımlarız.  Oysa  hayatın  her  alanında   yol boyunca dolaştırılan ayna gibidir.” Bilindiği gibi ayna-
                 zıtlıkların diyaloğu vardır ve mutlak anlamda iyi ya da   nın biri aydınlık, diğeri karanlık iki yüzü vardır. Aydınlık
                 kötü yoktur. Uyku ve uyanıklık, siyah ve beyaz, yaz ve   olan ön tarafında suretimize bakıp kendimize çeki düzen
                 kış, gündüz ve gece… Bir kişi hep uyanık olmayı ya da   verirken arkaya, sağa, sola bakıp yansımalarımızı izleriz.
                 hep  yaz  ayında  yaşamayı  ister  mi?  Elbette  istemez.   Bir edebiyat eserindeki iz düşümüler, yansımalar, yankı-
                 Eminim siz de benim gibi düşünüyorsunuzdur. Çünkü      lar  aynanın  ön  yüzünde  gözükenlere  benzer.  Eserin
                 her iki durum da başlangıçta güzel gelse bile zamanla   oluşturulma  aşaması  ise  aynanın  duvara  yaslı  duran,
                 tatsızlaşacak ve değerlerini yitirecektir.
                                                                        kimsenin dikkat etmediği “sır” denilen karanlık yüzüne.
                 Bu  metnin  dil  ve  anlatımıyla  ilgili  aşağıdakilerden      Bu metinin dil ve anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden
                 hangisi söylenemez?
                                                                        hangisi söylenemez?
                 A)  Karşıt kavramlar bir arada verilmiştir.
                                                                        A)  Tanık göstermeye başvurulmuştur.
                 B)  Deyimlerden yararlanılmıştır.
                                                                        B)  Benzetmeye yer verilmiştir.
                 C)  Kişisel düşüncelere yer verilmiştir.
                                                                        C)  Tanımlamaya başvurulmuştur.
                 D)  Aşamalı bir durumdan söz edilmiştir.
                                                                        D)  Karşılaştırmaya yer verilmiştir.
             76
   73   74   75   76   77   78   79   80   81   82   83