Page 76 - LGS TÜRKÇE SB
P. 76
4. Hava aydınlanmak üzereydi. Necmi, ağıldan çıkardığı 7. Smirnov, Popov ve Balabaikin adındaki üç kafadar
sürüyü önüne katıp yola düştü. Epey ilerledikten sonra tiyatro oyuncusu; bir sabah kentin demiryolunun
azığını almadığını fark edince geri dönüp bahçe duva- yanındaki yolda yürürlerken şişkince bir cüzdan buldu-
rında asılı olan azık çantasını aldı ve sürgülü kapıyı lar. Hemen açıp içine baktıklarında hem çok şaşırdılar
büyük bir gürültüyle kapattı. Sürüye yetişmek için hem de çok sevindiler. Cüzdanda yirmi banknot, üç
koştu, koşunca terledi ve soluklanmak için durup başı- bin rublelik bir çek ve çok değerli banka kâğıtları vardı.
nı kaldırdı. Henüz yeni görünmeye başlayan güneş “Ne şans be!” diye sevinçle çığlık attılar. Sonra da
ışıkları, tepenin ardında altın mızrakları andırıyordu. Bu
mızraklar birazdan uçsuz bucaksız göğün kalbine sap- hemen oracığa oturup bu beklenmedik buluntunun
lanacaktı. tetiklediği tatlı düşlere dalıp gittiler.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden han- Bu hikâye metni ile ilgili,
gisi yanlıştır? I. Kahraman bakış açısıyla yazılmıştır.
A) Öyküleyici anlatıma başvurulmuştur. II. Kişi, yer ve zaman ögeleri bellidir.
B) Anlatım birinci kişi ağzından yapılmıştır. III. Ana olay, üç arkadaşın bir cüzdan bulmasıdır.
C) Anlatımda birden fazla duyuya hitap edilmiştir. yargılarından hangileri söylenebilir?
D) Benzetmeye yer verilmiştir. A) I ve II B) I ve III
C) II ve III D) I, II ve III
5. Aşağıdakilerden hangisi farklı bir kişi ağzından anla-
tılmıştır?
A) Duvarın dibindeki taş yığınlarına çöktü. Başını el-
lerinin arasına aldı. Sırtında yırtık bir çuval vardı.
Çıplak ayakları topraktaydı.
B) Esir düşeli kırk sene olmuştu. Esirdi ama ümidi hep
diriydi. “Öldükten sonra dirileceğime nasıl inanı-
yorsam esirlikten sonra memleketime kavuşacağı-
ma da öyle inanırım!” derdi. 8. I. Metin
C) Gökte hiç bulut yoktu, hava sıcak ve ağırdı. Kızıl Kurnazlığıyla bilinen tilki, hemen her kıtada bulunmak-
loşluğun indiği dar, gübreli sokaklardan keskin bir tadır. Küçük hayvanlar, leşler ya da çeşitli bitkilerle
ahır kokusu yükseliyordu. beslenir. Sese oldukça duyarlı olan tilkinin kulakları
D) Yorgunluk bir taraftan, âdeta dönüşü olmayan bir büyük olup dik ve sivridir. Tilkinin vücudunu kaplayan
gurbet yolunda gibiydik. Geride bıraktığımız hayat- tüylerin rengi bölgeden bölgeye değişiklik göstermek-
lar gözümüzde efsaneleşiyor gibiydi. tedir.
II. Metin
6. Saçaklardan su biriktirmeye alışmış olduklarından an- Kurt, başta Asya ve Avrupa olmak üzere pek çok kıta-
neler, bunca karın yağmasına irkilerek bakıyorlar kapı da yaşamlarını sürdürür. Kurdun kafası büyük, kulakla-
aralıklarından. Ninelerse masal hazırlığındalar yoğun rı küçük, vücudu tüylerle kaplıdır. Vücut tüyleri, türleri-
bir şekilde, karla birlikte masal mevsiminin de başlaya- ne ve yaşadıkları bölgeye göre değişik renklerdedir.
cağını biliyorlar çünkü. Ama yine de oturdukları köşe- Kurt, çoğunlukla kemirgenler ve kuşlarla, bazen de leş
den yokuşun yukarısına doğru görünmez olan patika- ya da böğürtlen ve yaban meyveleri gibi bitkilerle bes-
ya kayıyor gözleri ikide bir. Belli etmemeye çalışsalar
da yıllar önce ellerinden kaçırdıkları gençliklerini, ansı- lenir.
zın beliriverecekmiş gibi umutla bekliyorlar. Bu metinlere göre aşağıdakilerden hangisi tilki ve
Bu metnin dil ve anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden kurdun ortak özelliklerinden biri değildir?
hangisi söylenemez? A) Büyük ve sivri kulaklara sahip olmaları
A) Gerekçeli anlatıma başvurulmuştur. B) Farklı kıtalarda yaşam sürmeleri
B) Aşamalı bir durumdan söz edilmiştir. C) Hem etle hem otla beslenmeleri
C) III. kişili anlatım kullanılmıştır. D) Farklı renklerde tüylere sahip olmaları
D) Benzetmeden yararlanılmıştır.
74

