Page 72 - LGS TÜRKÇE SB
P. 72
5. Tanımadığım bir şehirde gece vakti gezerken pencere- 7. Sait Faik, her zaman okuma ihtiyacı duyduğum bir
lere bakarım. Bir evin ışığı yanıyorsa, duvarında bol yazar. Sıkıldığımda, ufukları özlediğimde, insanların
kitap varsa “Bu bizden biri.” diye düşünürüm. Onun arasına adım atmak istediğimde ona başvururum.
hangi milletten olduğu, ne iş yaptığı, kadın mı, erkek mi Büyük roman kahramanları yerine, çevremizde yaşa-
olduğu hiç önemli değildir. Aynı kabileden olduğumuz yıp da gözümüzden kaçan normal insanların zengin
duygusu uyanır içimde. Kapıyı çalsam o insanla kitap- psikolojilerini hep onda buldum. Umutların da umut-
lar sayesinde diyalog kurabiliriz. Kitap okumayan, kita- suzlukların da mutluluğun da acıların da insan gerçe-
ba hayatında fazla yer vermemiş biriyle ne konuşabili- ğinde buluşmasının eşsiz şölenini hep onun yalın ve
rim? sürükleyici anlatımında tattım.
Aşağıdakilerden hangisi bu sözlerin sahibi için söy- Bu parçadan hareketle Sait Faik’in eserleriyle ilgili
lenemez? aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Kitaplara değer vermektedir. A) Sade ve akıcı bir dille yazıldığı
B) İnsanlar arasında sınıf ayrımı yapmaktadır. B) Sıradan insanları konu aldığı
C) Kitap okuyan insanlarla arasında bağ olduğunu C) Zengin insanların fikirlerine yer verdiği
düşünmektedir. D) İnsanı tüm gerçekliğiyle işlediği
D) Kitap okuyanlarla hoş sohbetler edebileceğine inan-
maktadır.
6. “Aşure” Arapçada “onuncu” anlamına gelmektedir.
Aynı zamanda Hicri takvime göre Muharrem ayının
onuncu günü yapılan bir tatlının adıdır. Aşure, gelenek-
sel olarak en az yedi malzemeden yapılır. Adının anla- 8. 1950’den beri şiir dünyamızda hoş seda bırakan şairle-
mından dolayı bazıları on malzemeden oluşması rimiz arasında Erdoğan Ünver’in önemli ve özel bir yeri
gerektiğini söyler. Malzemelerin sayısının pek önemi vardır. Uzun yıllar tiyatro eleştirileri de yapan sanatçı,
yoktur ama malzemeleri arasında bir tezatlık olduğu birçoğu bestelenen şiirlerinden bir kısmını, ilk olarak
doğrudur. Üzümle nohutun, incirle fasulyenin, buğday- 1970’te “Yağmurla Gelen Bahar” isimli kitapta topladı.
la kayısının bir araya geldiği bir başka tatlı yoktur her- İkinci kitabını ise 1992’de “Yağmurla Giden Bahar”
halde. Tüm tezatlığına karşın bu karışım, üzerine tar- ismiyle yayımladı.
çınla cevizi ekledin mi mükemmel olur. Bu parçada söz konusu şairle ilgili aşağıdakilerden
hangisine değinilmemiştir?
Bu parçadan aşureyle ilgili aşağıdakilerden hangisi
çıkarılamaz? A) Şiirlerinin çoğunun “Yağmurla Gelen Bahar” adlı
kitapta topladığına
A) Sözcük olarak birden fazla anlamı karşılamaktadır.
B) Farklı isimlerde şiir kitaplarının olduğuna
B) Üzerine ceviz ve tarçın eklenebilir.
C) Bestelenmeyen şiirlerinin olduğuna
C) Birbirine uyumsuz görünen malzemelerden oluşur.
D) Farklı edebî türlerde eserler verdiğine
D) İçine katılan malzemelerin sayısı çok önemlidir.
70

