Page 79 - LGS TÜRKÇE SB
P. 79
TEST 10 PARÇAYA SORULAN SORU - 1 3. BÖLÜM
1. Romanla hikâyeyi birbirinden ayıran unsurların içinde 3. Söyleşileri yaparken de onları derlerken de ne yalan
elbette hacimden de söz edilebilir ama bu başlı başına söyleyeyim, herhangi bir mesaj kaygısı içinde değildim.
bir unsur değildir. Edebiyat dünyasına baktığımızda Genel anlamda da bir söyleşinin doğallığıdır onu okuna-
hacimli öyküler olduğu gibi kısa romanlarla da karşı- bilir kılan. Mesaj kaygısı içine girerseniz o doğallık kay-
laşmak mümkün. Hikâye ile romanın farklılıklarını hac- bolur gider ve siz sadece bir konuya kenetlenip kalmış
min ötesinde aramak gerekir. Hikâyede beş altı sayfa- olursunuz. Ben, bu söyleşileri yaparken bir mesaj ver-
da ele aldığınız duygularınızı iki yüz sayfaya yaymaya mekten ziyade merakımı diri tutmaya ve çekinmeden,
kalkarsanız ve buna roman derseniz bu romanı okuta- bıkmadan soru sormaya çalıştım.
mazsınız. Okutmuş olsanız da o, bir roman değildir. Bu sözler, aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı
Romanda “entrika” dediğimiz olayların “düğüm” kısım- olabilir?
larının olması gerekir. Hikâyede bunlar olmasa da olur A) Yaptığınız söyleşilerle okuyucuya hangi mesajları
hatta çoğu hikâyede olay bile yoktur. Yani ayrımın vermek istediniz?
temeli hacme değil, kurguya dayanmaktadır.
B) Eserlerin, okuyucuya doğrudan bir mesaj vermesi-
Bu sözler, aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı ni nasıl değerlendiriyorsunuz?
olarak söylenmiştir?
C) Romanlarınızda mesajları geri plana itmenizin ne-
A) Romanların hikâyelerden daha çok okunmasının deni nedir?
nedeni nedir?
D) Söyleşilerinizi daha çok kimlerle yapmayı tercih
B) Roman, hikâyenin hacimli biçimi midir?
ediyorsunuz?
C) Eserlere, hacimlerine göre değer verilmesini doğru
buluyor musunuz?
D) Siz, romanı ve hikâyeyi nasıl tanımlarsınız?
4. Kalem derken edebiyatı kastediyorsun biliyorum ama
2. Bir oyunun bir perdesini bu hafta görüp öbür perdesini benim kalemle ayrı bir bağım var. Babam akşamları
ertesi haftaya bırakabilir misiniz? Bir senfoninin üç dolma kalemini temizlerken ona asistanlık yapmaktan
bölümünü üç günde tamamladığınız oldu mu hiç? Bir büyük mutluluk duyardım. “Bir kadının eline en yakışan
tablonun her gün bir parçasına bakmayı düşündünüz leke mürekkeptir.” diyen babamın da etkisiyle hâlâ bir
mü? Romanı da bir senfoni, bir tablo gibi bütün olarak dolma kalem, fanatiğiyim. Mürekkep, duygu ve düşün-
ele aldığınızda kavrayabilirsiniz. Çağımız romancılığı celeri beyinden kâğıda akıtan kan gibi bir sıvıdır. Yani
da bu bütünlüğe yönelmiştir. Romanların gittikçe kısal- kalem, benim gözümde sadece kalem değildir. Sorunun
masının en önemli nedenlerinden biri budur. gerçek yanıtına gelecek olursak kalemle ilk bağımdan
“İki Yeşil Susamuru, Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve
Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık
söylenmiş olabilir? Diğerleri” adlı kitabım doğdu.
Bu sözler, aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı-
A) Romanlar neden eskisi kadar ilgi görmemektedir?
dır?
B) İnsanlar niçin uzun romanlar okurken sıkılırlar?
A) Kalemi elinize ilk ne zaman aldınız?
C) Bir oyun izlemek mi, bir senfoni dinlemek mi yoksa
bir roman okumak mı zevklidir? B) Kaleme olan düşkünlüğünüzün sebebi nedir?
C) Kalemle ilk bağınızdan hangi eserleriniz doğdu?
D) Romanların sayfa sayısının gittikçe kısalmasının
nedeni nedir? D) Yazar olmanızda babanızın etkisi var mı?
77

