Page 114 - PR PARAGRAF
P. 114
PARAGRAF REHBERİ ANLATIM TEKNİKLERİ 2. BÖLÜM
TEST-3
PR287
1.
Yazarın duygu veya düşüncelerini ya da bir olayı anlatırken kullandığı üsluba, başvurduğu yönteme anlatım biçimi
denir. Anlatım biçimleri şunlardır:
Açıklama: Okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla yazılan yazılarda kullanılan anlatım biçimidir. Açıklayıcı anlatımda her-
hangi bir varlık, kavram, durum ya da olayla ilgili olarak okura öğretici bilgi verilir.
Tartışma: Bir konu hakkında bir düşünceyi savunmak ya da herhangi bir düşünceye karşı çıkıp onu çürütmek amacıyla
kullanılan anlatım biçimidir.
Öyküleme: Yaşanmış ya da yaşanabilecek bir olayın yer, zaman ve kahraman unsurlarına bağlı olarak kaleme alındığı
anlatım biçimidir.
Betimleme: Anlatılanları okuyucunun zihninde canlandırmak amacıyla başvurulan anlatım biçimidir. Betimleme, bir
anlamda sözcüklerle varlıkların resmini yapmaktır.
Buna göre,
Samsun, Karadeniz Bölgesi’nin en kalabalık ve yüz ölçümü bakımından en büyük kentidir. Doğusunda Ordu, güneyinde To-
kat ve Amasya, batısında Sinop ve Çorum yer almaktadır. Kuzeyinde boylu boyunca Karadeniz bulunan kentin ilçelerinden
bazıları Çarşamba, Havza, Vezirköprü, Bafra, Terme ve Tekkeköy’dür. Samsun, Cumhuriyet tarihi açısından önemli yere
sahip bir kenttir. Mustafa Kemal Atatürk, 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru’yla İstanbul’dan Samsun’a doğru yola çıkmış
ve Samsun bu yönüyle Millî Mücadele’nin sembolü olmuştur.
metninde aşağıdaki anlatım tekniklerinden hangisi kullanılmıştır?
A) Açıklama B) Tartışma C) Öyküleme D) Betimleme
2. Aşağıdaki metinlerin hangisinde kullanılan anlatım tekniği, yay ayraç içinde yanlış verilmiştir?
A) Sokağın bitiminde küçük bir kedi gördüm. Yıkık bahçe duvarından duta tırmandı, oradan da çatıya. Baktım baca tütüyor.
Rüzgârda savrulan kül rengi, yoğun bir duman. Kedi dumana girdi çıktı, kiremitlerin arasında bir anda kayboldu. Bahçe
kapısının önünde durdum uzun uzun kedinin geri dönmesini bekledim. (Öyküleyici anlatım)
B) İletişim teknolojisinin gelişmesi, insanların arasındaki iletişimi artırması bakımından ilk bakışta çok olumlu bir durum
olarak nitelendirilebilir. Buna ben biraz kuşkulu yaklaşmak istiyorum. Acaba her alanda doğru bir iletişim kuruluyor mu?
Sandığımız gibi en yüksek noktasında mı iletişim? Televizyonlar, uydular, bilgisayarlar dünyayı bir bilgi akışı ağı içine
sarmadan önceki zamanlarda da insanlar iletişim kurabiliyordu hatta şimdikinden daha nitelikli iletişimler. (Açıklayıcı
anlatım)
C) Masmavi bir gökyüzü, çiçekli ağaçlar, uyur gibi sessiz duran bir deniz, denizin karşısında sisler altında dağlar, korular,
beyaz yalılar vardı. Bütün bunların üzerinde uçan martı sürüleri... İki katlı tarihi yalının önündeki antika koltukta zayıf,
ihtiyar, sarı saçlı bir kadın oturmaktaydı. (Betimleyici anlatım)
D) Düşünce çatışmaları beni ne kırar ne yıldırır; sadece dürtükler, kafamı çalıştırır. Eleştirilmekten kaçarız. Oysaki bunu
kendiliğimizden istememiz, gelin, bizi eleştirin dememiz gerekir. Hele eleştirme bir ders gibi değil de karşılıklı konuşma
gibi olursa. Biri çıkıp bizim düşüncemizin tersini söyledi mi onun doğru söyleyip söylemediğine değil, doğru yanlış, kendi
düşüncemizi savunmaya bakarız. Nedense bizi düzeltmek isteyenlere kollarımızı açacak yerde yumruklarımızı sıkıyoruz.
(Tartışmacı anlatım)
112

