Page 111 - PR PARAGRAF
P. 111
2. BÖLÜM ANLATIM TEKNİKLERİ PARAGRAF REHBERİ
3. I. II.
Yapılan bir araştırmaya göre kaşınmanın “bulaşıcı” oldu- İyi yaşamak; birçoklarının yanlış anladığı gibi yalnız bolluk
ğu ortaya çıktı. Buna göre kaşınan birini gördüğümüzde içinde, her tür konforu sağlanmış ortamda yaşamak de-
biz de kaşınmaya başlıyormuşuz. Araştırmada, bir grup ğildir. Kişisel çıkarlardan uzak, topluma yararlı bir yaşam
gönüllüye kaşınan insanların filmleri izlettirilmiş. Gönüllü- sürebilmektir. Bu noktada insan, biten her günün sonun-
lerin bu filmleri izlerken normalden daha fazla kaşındıkları da kendisini “Ben bugün hangi faydalı işi başardım? Kime
belirlenmiş. Ayrıca başka bir grup gönüllünün beyinleri de ne iyilik yaptım? Topluma hangi değerleri kazandırdım?”
aynı deney sırasında özel bir teknikle görüntülenmiş. Ka- diye sorgulamalıdır.
şınan insanların filmlerini izledikleri sırada gönüllülerin be-
yinlerindeki bazı bölgelerin etkinliğinin arttığı gözlenmiş.
III. IV.
Düşüncemin bulandığını seziyordum. İstasyon dışındaki Bir yalanın yalan olduğunu bilerek sürdürmeye hakkınız
dünya ile ilişkilerim de gittikçe zayıflıyordu. Günlerin na- var mıdır? Bu yalanlar kutsalmış, onlara dokunmaya gel-
sıl geçtiğini izleyemiyordum artık. Hikâyelerim için güncel mezmiş. Bir şeyin yalan olduğunu anladık mı kutsallığına
olaylar bulmakta, insanları ve maceraları birbirine bağla- inanmıyoruz demektir. Bunun için “kutsal yalan” sözü bir
makta eski becerim kalmamıştı. Önemli olayları bile öğre- şeyin hem köşeli hem de yuvarlak, hem katı hem de bi-
nemiyordum çoğu zaman. Evet, bazı olayları biliyordum: çimsiz olduğunu söylemek gibi bir saçmadır. Ama duy-
Savaş bitmişti. Cephelerden akın akın dönen askerler ge- gularını birer düşünce saymaktan çekinmeyenler böyle
çiyordu trenler dolusu. saçmalıklarla kolayca bağdaşabiliyor.
Numaralanmış metinlerin hangileri aynı anlatım biçimiyle yazılmıştır?
A) I ve II B) I ve III C II ve III D) II ve IV
4. Hafif bir rüzgârla savrulup pencere pervazlarında toplanmaya devam eden bir grup kar tanesi, cama yapışıp öylece dondu,
kaldı. Arabacının bakışları ile sözleşmişçesine, aynı anda, odanın tülleri aralandı. Silueti görünen erkek, camın buğusunu
sildikten sonra el sallayıp tekrar içeriye döndü. Yatağının baş ucundaki komodinin üzerinde biraz evvel yakmış olduğu gaz
lâmbasının ışığında cep saatine baktı. Henüz dört olmak üzereydi. Daha epeyi vakti vardı. Yatakta derin derin uyumakta olan
kadını uyandırmaktan çekinerek yorganı hafifçe araladı. Saat avucunda, kendisini yastığa bıraktı. Sonra kararlı bir ifade ile
çarşafları attı üzerinden, yataktan kalktı. Ellerini saçlarında gezdirip ağır adımlarla tekrar pencereye doğru yürüdü. Perdeyi
biraz daha yana çekip dışarıya baktı. Camların hemen önünden başlayan beyazlık, ay ışığı altında bahçeyi, parmaklıkları ve
ardındaki geniş caddeyi kaplayarak devam ediyordu. Beyaz bir dünyaydı, bembeyaz. Kayıp giden bulutların arasından meh-
tap ışıldadıkça ortalık pırıl pırıl oluyordu. Her şey olduğundan daha haşmetliydi bu beyazlığın altında.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangilerine başvurulmuştur?
A) Açıklama-öyküleme B) Tartışma-açıklama
C) Öyküleme-betimleme D) Açıklama-betimleme
109

