Page 107 - PR PARAGRAF
P. 107
2. BÖLÜM ANLATIM TEKNİKLERİ PARAGRAF REHBERİ
5. İnsanı konu alan betimlemelere “portre” denir. İnsanın yalnızca dış görünüşüyle ilgili betimlere fiziksel portre; iç dünyası,
tutum ve davranışlarıyla anlatıldığı betimlemelere ise ruhsal portre denir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi ruhsal portreye örnektir?
A) Camlı kapı ağır ağır açılarak içeri Dava Vekili Hüseyin Avni girdi. Siyah paltosunun yakasını kaldırmış, aynı renkteki şap-
kasını önüne indirmişti. Hastalıklı gözlerini bir gözlük örttüğü için yüzünün ancak pek az bir kısmı, sakalları uzamış çenesi
görünüyordu.
B) Kahvenin kapısı aralanarak içeri sekiz on, yaşlarında bir kız başı uzandı. Kıvırcık saçları ıslak bir pösteki gibi ensesine
yapışmıştı. Gözleriyle, şaşkın ve kararsız şekilde etrafı süzdükten sonra oralarda dolaşan Hamdi’yi çağırdı; ona bir şeyler
söyledi.
C) Ara sıra ayağa kalkıp dizlerini ovuşturuyor, sonra tekrar çömelerek kafasının içindeki sisli boşluğa gözlerini çeviriyordu.
Düşünmesi ve hayal etmesi kendisine hoş gelecek hiçbir şey mevcut olmadığı için bu boşluk ona bir dinlenme gibi geli-
yordu. Bu sırada birkaç kere anası aklına geldi.
D) Berber; kır saçlı, hafif çiçekbozuğu, seyrek bıyıklarının arasından temiz dişleri görünen kırk, kırk beş yaşlarında uzun
boylu ve zayıf bir adamdı. Uzun boynunu ikide birde sağa sola büküyor, kaşlarını kalkık tutuyordu. Bu yüzden alnı hep
buruşuk duruyordu.
6.
I. İki tarafı çıplak dağlarla çevrilen bu upuzun ovanın tam orta yerinde yapayalnız duran ve etrafındaki yapraksız akas-
yalarla daha zavallı görünen bu soğuk bina, oraya rastgele atılmış bir taş parçasını andırıyordu. Günde iki defa geçen
posta treni bile, ne diye bu manasız yerde duruyorum diye hayret eder gibiydi ve birkaç dakika durduktan sonra
kalkarken çaldığı düdükte keyifli bir ıslık edası vardı.
II. Gece yarısından iki saat kadar sonra trenimiz Sivas’a geldi. Ankara ile Kayseri arasında bizi adamakıllı bunaltan sıca-
ğa karşılık Sivas’a yaklaştıkça ve gece ilerledikçe hatırı sayılır derecede sert bir soğukla karşılaşmıştık. Arkadaşımla
birlikte ceketlerimizin yakasını kaldırarak, istasyon büfesine girdik, birer çay istedik.
III. Bulunduğum kasabanın hemen arkasındaki ormanlık bir dağa çıktım. Önce fundalıklar, sonra çamlar arasında, uzun
uzun, hedefsiz ve maksatsız dolaştım. Dağın en yüksek yerinde saatlerce kalıp güzel işlenmiş, çiçekli bir bahçe gibi
önümde uzanan ovaya; dağın eteğinde, siyah kiremitli damları, beyaz minareleri, kırmızı tuğladan uzun fabrika baca-
larıyla kabartma gibi duran kasabaya baktım.
IV. Kapının toprak eşiğine oturup biraz dinlenmek istedim. Güneş epeyden beri arkadaki bayırın arkasına girmiş, karşı-
daki sırtların eteklerinden tepesine doğru yükselmeye başlamıştı. Boğazın benim geldiğim tarafından doğru çam
kokulu bir rüzgâr esiyordu. Biraz ilerde, biçilmiş tarlada cırcırböcekleri ötüyor, çekirgeler sıçrıyordu.
Numaralanmış metinlerden hangisinde betimlemeye başvurulmamıştır?
A) I B) II C) III D) IV
7. Makale, edebiyatımızda gazeteciliğin başlamasıyla büyük bir gelişme göstermiştir. Makalede, topluma bilgi, fikir, inanç ve-
ren; yol gösteren, görev aşkı, yaşama sevgisi aşılayan çeşitli nitelikler, değerler vardır. Bir toplumun iş, fikir, sanat, uygarlık
ve yönetim alanındaki eksiklikleri makalelerle belirtilir. Düzeltme yolları, çareler yine makale yolu ile gösterilir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi kullanılmıştır?
A) Tartışma B) Betimleme C) Öyküleme D) Açıklama
105

