Page 142 - PR PARAGRAF
P. 142
PARAGRAF REHBERİ ANLATICI TÜRLERİ 2. BÖLÜM
7. Ara sıra sahilde balık tutmaya giden kafileler; bugün balık tutmak için uygun bir gün olmadığını, fırtınanın yaklaştığını böyle bir
günde açılmanın hata olacağını söylediler. O kadar hazırlık boşa gitti dedi Ziya. Kafileden biri fırtınanın uzun süremeyeceğini,
yarın onlarla birlikte açılabileceğimizi söyleyince Ziya’nın da yüzü gülmeye başladı. Yarın için sözleşerek kaldığımız otele
döndük.
Aşağıdaki metinlerden hangisinde anlatıcı bu metindeki anlatıcıyla özdeştir?
A) Gece olmuş ve ay çıkmıştı. Ay ışığı ormanın içindeki ufak bir meydanlığı aydınlatınca, etrafına taşlar dizilen bir toprak
yığınına dayadığı gözlerini kapayarak viyolonseli çalan adamı daha iyi gördüler. Siyah, kıvırcık sakallarının çerçevelediği
yüzünde, nerede başlayıp nerede bittiği belli olmayan çizgiler vardı. Alnına doğru dökülen dağınık saçları soluk yanakla-
rını gölgeliyordu.
B) Sıcak bir sonbahar gününün sonuydu. Gecenin yaklaştığını gören tabiat, serin bir nefes almak için kımıldanıyordu. Biçil-
miş tarlaların ortasında ıslak bir halat gibi parlayarak uzanan patikaya giderken karşı tepelerin birinde yüksek bir taş bina
gözüne ilişti. Perdesiz pencerelerine vuran güneş, ona kırmızı gözlü bir canavar şekli veriyordu.
C) Güneş, yüzüne yeşil yelpaze tutan mahcup bir kadın gibi iri yapraklı ağaçların arkasına saklanırken muhtelif milletlere
mensup bir seyyah kafilesi -sarı otlardan yapılmış evleri arı kovanına benzeyen- bir yerli köyüne girdi. Kabile reisi, yirmi
seneden beri Afrika’nın bu sapa köşesine uğramayan beyazları güzel karşılayabilmek için bütün boncuklarını, fildişinden
yapılmış ziynetlerini taktı. Eline, üzerine işlemeli büyük yayını alarak maiyetiyle beraber köyün ortasındaki meydanda
bekledi.
D) Gittikçe koyulaşan sessizliğin içinde, derin bir kuyuya muntazam aralıklarla taşlar atılıyormuş gibi boğuk sesler işittim.
Evvela istikametini kestiremediğim bu gürültünün, biraz sonra, evin içinden geldiğini anladım. Sesler, aynı muntazam
aralıklarla durmadan yaklaşmaktaydı. Seslerin sahipleri en sonra büsbütün açılarak taş merdivenlerden ağır ağır inen
adımlar hâline girdiler ve dayanmakta olduğum kapının arkasında durdular.
8. I. Metin
Şimdi artık kış vakti. Gelecek baharın yeşeren otlarını bir daha göreceğimi hiç sanmıyorum çünkü çoktan buralardan
gitmiş olacağım. O güzel sahil kıyısında özlemini çektiğim şirin yuvayı yapmış, yalnızlığa çekilmiş, kuşkonmaz kervan
geçmez yerde engin denizlere dalıp kendimi bulmuş olacağım belki de.
II. Metin
İlaç ve kömür kokan bozuk bir hava yüzüne çarptı. Yarı inik, kalın ve kirli muşamba perdelerin, sık delikli kafeslerin iyice
kararttığı odanın köşesinde hastanın demir karyolasını, yazma bir yorgan altında kıvrık vücudunu, yastığa yapışık gibi tel
tel ayrılıp dağılmış saçlarını ve yüzünün uçuk rengini gördü.
Bu metinlerin anlatıcıları aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
I. Metin II. Metin
A) I. kişi I. kişi
B) I kişi III. kişi
C) III. kişi I. kişi
D) III. kişi III. kişi
140

