Page 121 - PR PARAGRAF
P. 121
2. BÖLÜM DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI PARAGRAF REHBERİ
TEST-5 PR289
1. Bir kavram ya da varlığın ne olduğunun açıklanmasına tanımlama denir.
Birden çok varlık ya da kavramın benzer veya farkı yönlerinin ortaya konmasına karşılaştırma denir.
Bir kavramı ya da varlığı başka bir kavram ya da varlığın özelliklerinden yararlanarak anlatmaya benzetme denir.
Buna göre aşağıdaki metinlerin hangisinde bu düşünceyi geliştirme yollarından biri kullanılmamıştır?
A) Ahmet Kutsi Tecer, yıllar önce “Gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür.” diye yazdı ve bu sözler milyonlarca
çocuğun diline dolandı. Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı “o köyü” görünce neden bu dizelerin yazıldığını anladım.
Çünkü sarp bir bölgedeki Apçağa köyüne ulaşmak oldukça zor. Erzincan, Malatya, Elazığ ve Sivas’ın tam ortasında
kalan köye ulaşmak için zorlu bir yolculuk yapmak gerekiyor. İstanbul’dan uçakla önce Malatya’ya, oradan Kemaliye’ye
vardım. Sonra da o köyü, Apçağa’yı görünce gidilip görülememesine yapılan vurgunun sebebini o an anladım.
B) Bazen çok fazla çabalarız. Bazen hiçbir şey yapamaz, elimiz kolumuz bağlı kalırız. Bazen “kader” der, susarız. Bazen
hedefler koyar, koşarız. İnsan olma deneyiminde tüm bunlardan birer tutam var. Her zaman dengede olmamız mümkün
değil hatta dengeyi yakalayabildiğimiz zamanlar çok daha az. Nerede çabalamak, nerede bırakmak gerektiğini anlamak
çok zor olabiliyor bazen. Bizim için doğru olanı sezgilerimiz biliyor, söylüyor ama çoğu zaman biz bunu duyamıyoruz.
C) Değişime giden yolda farkındalıklarımız çok değerlidir. Ancak bunlar havada beliren bulutları andırır. Rüzgâr ile kolayca
savrulabilir, zaman içinde dağılabilir ve yok olabilir. Farkındalıklarımızı hayatın içinde kalıcı hâle getirecek pratiklerle
desteklemeye ihtiyacımız var ki farkındalıklarımız kalıcı değişimlere dönüşsün. Kazandığımız bir farkındalık sık sık pratik
edilmeye devam edilmezse uygulamaya geçmeyen birçok dâhi fikir gibi mazide bir anıya dönüşür.
D) Dayanıklılık, hayatın zorluklarına dayanabilme beceresi, kökeni Latince “resiliere” olan parçalanmadan bükülme, kendini
toparlayabilme, zor durumlardan sonra tekrar ayağa kalkabilme kapasitesi olarak tanımlanıyor. Psikolojik esneklik, da-
yanıklılık ve duygusal sağlamlık olarak da dilimize çevrilen bu beceri, kişiden kişiye büyük farklılıklar gösteriyor. İyi haber
ise her birimizin bir parça çabuk iyileşme becerisine sahip olduğumuz. Bu beceriyi geliştirmemiz de mümkün.
2.
Emek kelimesi, “Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, mesai, zahmet” olarak ifade edilmiş sözlüğümüzde.
Emek sözcüğü sadece bunlarla ifade edilemez. Emek daha birçok şeyi ifade eder. Uykusuz geçen geceler, zorluklar kar-
şısında yılmadan mücadeleler, olmayacak denip tam düşüşe yaklaşmışken tekrar toparlanıp ayağa kalkmalar, yapılacak
tonla güzel şey yerine dirsek çürütmeyi seçmeler, kolaya kaçmak yerine hep kendini zora koşmalar… “Emek olmadan
yemek olmaz.” diyen atalarımız çok haklıdırlar çünkü o güzel sofraya oturmak verdiğimiz emeğin güzel bir mükâfatıdır.
Bu metinde kullanılan düşünceyi geliştirme yolları aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
A) Tanık gösterme-Tanımlama
B) Benzetme-Karşılaştırma
C) Tanımlama-Örneklendirme
D) Karşılaştırma-Örneklendirme
119

