Page 100 - LGS TÜRKÇE SB
P. 100

3.   Türk  süsleme  sanatları  yüzyıllar  boyu  geleneksel  Türk  kültür  ve  sanatının  önemli  bir  bölümünü  oluşturmuştur.  Orta
                 Asya’dan Anadolu’ya taşınan süsleme sanatları, Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerinde büyük önem kazanmış ve yüzyılların
                 birikimi ile Cumhuriyet Dönemi’ne ulaşmıştır. Bunlardan bazıları ise şunlardır: Tezyinat sanatı, Osmanlı sanatının yaygın
                 bir bezeme üslubudur. Bu üslubun ana motifleri; kıvrık, sivri uçlu, hançer formundaki yapraklarla yapılan süslemelerdir.
                 Bir diğer süsleme sanatı olan çini ise bir tür killi topraktan yapılan ve fırında pişirilen, bir yüzeyi sırlanmış, çeşitli renk ve
                 motiflerle süslenmiş özellikle bitki motiflerinden oluşan bir sanattır. Alçı işçiliği ise genellikle kapalı mekânlarda, örtü sis-
                 temlerinin içinde ya da duvarların iç yüzlerinde kullanılmakta olan bir süsleme sanatıdır. Sıva tam kurumadan uygulanan
                 bu bezeme tarzında ekseriyetle motifler kabarık biçimde ortaya çıkarılır.
                 Aşağıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen Türk süsleme sanatlarından biri değildir?
                 A)                                             B)













                 C)                                             D)

















             4.   Her insanın yapabilecekleri, kapasitesi ile orantılıdır. Kapasitemiz ile ne büyüklükte işler başarabileceğimizin sınırını da
                 hayallerimiz belirler. Aynı kapasite, imkân ve zekâya sahip kişilerin birbirinden çok farklı işler başarabilmelerini çevre
                 şartları, fırsatlar ile açıklayamayız. Aradaki farkı hayallerimizin büyüklüğü tayin eder. Biz ancak hayallerimiz kadar büyü-
                 ğüz. Neyi gerçekleştirmeyi hayal ediyorsak o büyüklükte işler başarırız.
                 Bu metinde yazarın asıl anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
                 A)  İnsanların birbirinden farklı zekâ özelliklerinin olduğu

                 B)  Hayal edebilmenin zekâyla doğrudan bağlantılı olduğu
                 C)  İnsanın kendinde var olan yetenek ve birikimi hayalleri oranında ortaya çıkarabileceği
                 D)  Hayalleri olmayan insanın kendine bir hedef koyamayacağı






             5.   (I) Hititçe, Hint-Avrupa dil ailesinin yazılı belge veren en eski üyesidir. (II) Hint-Avrupa dil ailesi Hint Okyanusu’ndan Atlas
                 Okyanusu kıyılarına kadar uzanan coğrafyada birçok dili barındıran büyük bir ailedir. (III) Hititler Anadolu’ya göç etmelerin-
                 den sonra Mezopotamya kökenli çivi yazısı ile tanıştılar. (IV) Bu yazı sisteminin dillerine uygulanması sonucu doğan Hititçe,
                 doğulu çivi yazısı kültürünün bir parçası oldu. (V) Hititler bu yazı ile tarihten edebiyata çok zengin belgeler meydana getirdi.

                 Bu metindeki numaralanmış cümlelerden hangisi anlatımın akışını bozmaktadır?
                 A) II                    B) III                    C) IV                      D) V
             98
   95   96   97   98   99   100   101   102   103   104   105