Page 77 - PR PARAGRAF
P. 77

1. BÖLÜM             DUYULAR, DUYGULAR, KARAKTER                                   PARAGRAF REHBERİ


          5.
               Thomas Edison, 1878 yılında William Wallace’in geliştirdiği 500 mum gücündeki ark lambasından çok etkilendi. Fakat
               Wallace’nin lambası, oksijenle yanıyordu ve enerji sarfiyatı yüksekti. Bu lambayı kullanışlı bulmayan Thomas Edison,
               daha ucuz bir yöntemle elektrik lambası geliştirmek üzere çalışmalarına başladı. Son 50 yıldır bilim insanları, geceleri
               aydınlatma ihtiyaçlarını karşılamak için gaz lambasının yerini alacak ucuz ve güvenli bir ışık kaynağı aramaktaydı. Fakat
               1879 yılına kadar bu çalışmalardan istenen sonuçlar alınamamıştı. 1879 Thomas Edison için büyük bir dönüm noktası
               oldu. Aylar boyunca gece gündüz çalışarak 3 bine yakın maddenin flaman -ısındığında ışık üreten ince bir tel- olarak
               kullanılıp kullanılamayacağını inceledi. Kendisi artık kamuoyunun ilgiyle takip ettiği bir isim hâline gelmişti ve yaptığı
               çalışmalar merak uyandırıyordu. Henüz o günlerde bile “Thomas Edison ampulü bulmak için kaç deney yaptı?” sorusu
               kamuoyunda merak konusu hâline gelmişti. Kulaktan kulağa yayılan dedikodularda deney sayısının 10 binin üzerine çık-
               tığı bile söyleniyordu. Kesin sayı hakkında bugün bile net bir bilgimiz olmasa da Thomas Edison’un ampulü bulmak için
               yaptığı deney sayısının 3 bine yakın olduğunu söyleyebiliriz.

             Bu paragrafta, Thomas Edison’un hangi özelliği vurgulanmıştır?

              A) Çok zeki oluşu                                   B) Cesaretli biri oluşu
              C) Azimli ve kararlı oluşu                          D) Yeniliklere açık oluşu

          6.  Yusuf, titreyen elleriyle ılgınları araladı. Yarı kapalı, yumuk yumuk gözlerini, büsbütün küçülterek nehrin iki kıyısını süzdü.
             Önünde bir bataklık, bulanık suların ortasına doğru, bir yarımada şeklinde uzanıyordu. Yarımada, nehrin en derin bir nok-
             tasına kadar yürümüştü. Yığın yığın sarı miller, yakıcı mayıs güneşinin altında, ıslak ıslak parlıyordu. Yusuf, bir zaman daha
             sulara, bataklığa baktı. Sonra birdenbire kalbi durur gibi oldu. Bir an gözlerini yumdu. Gözlerini açtığı vakit, iki damla yaş,
             rüzgârın uğultusuyla birlikte yanağının kenarına yuvarlandı. Güçlükle iki üç adım daha attı; ılgınlardan kurtuldu. Sonra dizle-
             rinin bağı çözüldü. Oracığa, kumların üzerine çöküverdi. Titreyen ellerini dizlerine dayadı. Ellerinin, dizlerinin sarsılması bir
             zaman sonra kesildi. Taştan bir heykel gibi nehrin bulanık sularına doğru uzanan bataklığa baktı, kaldı.
             Bu parçada ayrıntıların seçiminde hangi duyulardan yararlanılmıştır?
              A) Görme-tatma-dokunma                              B) İşitme-dokunma-görme
              C) Tatma-koklama-görme                              D) Görme-dokunma-koklama



          7.  Bu şair, kendi yazdığı şiirlere eleştirel bir gözle bakmayı başarabiliyor. Zaman zaman eski şiirlerini okuyor, değerlendiriyor,
             yetersiz gördüğü ifadeleri değiştirerek şiirlerindeki anlam derinliğini artırmaya çalışıyor. En çok okunan şiirlerin şairi olmasına
             rağmen “Tamam bu şiir oldu.” dediği çok nadir oluyor. Sürekli okuyor, araştırıyor daha güzele ulaşmaya çalışıyor. Bunu ya-
             parken de başkalarının söylediklerini söylese bile kendince söylemeyi her daim başarabiliyor.
             Aşağıdaki deyimlerden hangisi, sanatçının bu parçada sözü edilen özelliğini anlatmaya uygun değildir?

              A) Kılı kırk yaran       B) Kendini beğenen         C) Özenip bezenen            D) Emek harcayan


          8.  Salih amca, kimseye benzemeyen bir adam. Atmış yıllık ömrüne yetmişten fazla buluş sığdırmış bir mühendis. Mühendisliği-
             nin yanında yazarlık, ressamlık, aşçılık gibi alanlarda da birçok çalışma yapmış. Elbette yaptığı her işte başarılı olmamış ama
             başarılı olabilmek için tekrar tekrar denemekten asla vazgeçmemiş. Bugünlerde bile hangi işe el atsa bıkmadan usanmadan
             denemeye devam ediyor. Ayrıca o eşsiz ömrün deneyimlerini biz gençlerle paylaşırken insanın çalıştıkça yaşlanmadığının
             kanıtı gibi dimdik karşımızda duruyor.
             Bu parçada tanıtılan kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

              A) Çok yönlü bir insandır.                          B) Girişimci bir yapısı vardır.
              C) Çalışkan bir insandır.                           D) Çabuk bıkan bir yönü vardır.
                                                                                                                 75
   72   73   74   75   76   77   78   79   80   81   82