Page 79 - PR PARAGRAF
P. 79

1. BÖLÜM             DUYULAR, DUYGULAR, KARAKTER                                   PARAGRAF REHBERİ


          5.  Bir zamanlar bir kent faresi bir tarla faresiyle karşılaşmış. Birbirlerini çok sevmiş, çabucak dost oluvermişler. Kent faresi, yeni
             dostunu yemeğe çağırmış hemen. Ama hazırladığı sofraya bakılınca “yemek” sözcüğü çok zayıf kalırmış. Dostuna gerçek bir
             şölen hazırlamış bizimki, krallara yaraşır bir sofra kurmuş. Kuş sütü dışında, ne ararsan varmış bu sofrada. Yazık ki bizimkiler
             bu benzersiz yemekleri güzel güzel yerken birden tadı kaçıvermiş şölenin. Salonun kapısında bir gürültü duymuşlar. Kent
             faresi hemen kaçıp deliğine gizlenmiş. Tarla faresi de onu izlemek zorunda kalmış. Bereket versin ki çok kısa bir süre sonra
             gürültü kesilmiş. Bizim fareler de hemen ortaya çıkıp sofranın başına gelmişler. “Neyse, tehlikeyi çabuk atlattık.” demiş kent
             faresi. “Hadi, yemeğimizi bitirelim.” Ama bizim tarla faresinde iştah diye bir şey kalmamış, sofraya oturmak istememiş artık.
             “Teşekkür ederim, sevgili dostum. Bu kadarı yeter bana.” demiş. “Yarın da siz bana gelin sizin tüm bu saray yemeklerinizi
             hazırlayamam ama benim evimde hiçbir şey yemeğimizi yarıda bıraktıramaz. Canımızın istediği gibi rahat rahat yeriz yeme-
             ğimizi. Hadi, Allah’a ısmarladık.
             Aşağıdakilerden hangisi bu parçadaki tarla faresinin yaşadığı duygulardan biri değildir?
              A) Endişe                B) Kıskançlık              C) Korku                     D) Şaşkınlık





          6.
                                                      Çocuk romanlarını çok severim. Özellikle de Uzunçorap Pippi’yi. O be-
                                                      nim kahramanımdır. Bir gün hayatımı, hiç nokta konulmadan yazılmış bir
                                                      çocuk romanı olarak yeniden kurmak istiyorum. Aniden şiir yazmayı bıra-
                                                      kıp çocuk romanı yazmaya karar verebilirim. Zaten hiç prensibim olmadı
                                                      benim.  Bazen  kendime  “Bak  kızım  şu  üç  günlük  dünyada  senin  de  bir
                                                      prensibin olsun, bak el âleme nasıl prensip sahibi” diye nasihat ediyorum
                                                      ama  olmuyor.  Olamıyor.  Dolayısıyla  şiir  yazmak  gibi  bir  prensibim  yok.
                                                      Derdimi anlatmaya çalışıyorum ben. Patates baskısı yaparak derdimi an-
                                                      latmam mümkün olsaydı, kuşkusuz öyle yapardım. Hem eğlenceli olurdu
                                                      böylesi. Pek çok işte çalıştım. Sekreterlik, anketörlük, pazarlamacılık, tez-
                                                      gâhtarlık... Hepsinden de istifa ettim. İstifa etmeyi çok sevmişimdir hep.
               Tam benim tarzım. İstifa etmek kendimi çok asil hissetmemi sağlardı. Bence herkes en azından bir kere şöyle anlı şanlı
               istifa etmelidir. Tavsiye ederim.

             Aşağıdakilerden hangisi Didem Madak’ın özelliklerinden biri değildir?

              A) İlkelerinden ödün vermeyen, kendini çok önemli bulan   B) Çabuk karar değiştiren
              C) Değişiklik yapmaktan hoşlanan                    D) Kendinden şikâyet eden





          7.  Ben bir tavşan olarak ormanın kralı olmak istemiyorum. Aslana yakışıyor, onun olsun krallık. Ama yakışıyor diyorsam biraz da
             korkumdan. Krallığı da tam başarabildiğini sanmıyorum. Ben kral olsaydım eğer birinci kural olarak tüm orman sakinlerinin
             birbirine sarılmasını isterdim. Aslanın kuralları güzel değil. O herkesin ondan korkmasını istiyor. Bense sadece sarılmak isti-
             yorum herkese. Biz büyük bir aileyiz. Baykuş mesela iyi arkadaşımdır benim. O da gündüz bekçisi olmak istediğini söylüyor
             ama kurallar buna izin vermiyormuş. Bence kurallar halkın yapmak istediklerine engel olmamalı. Mesela ailemizin bir diğer
             üyesi çita, ormanın sadece kendinin değil bütün canlıların olduğunu düşünüyor. İşte bu yüzden gönlümdeki kral çita. Kral
             dediğin kuralların değil, güzel huyların kahramanı olmalı.
             Bu metindeki tavşana göre, aşağıdakilerden hangisi krallarda bulunması gereken özelliklerden biri değildir?

              A)  Sevgi dolu olma                                 B) Herkesin eşit olduğuna inanma
              C)  Yaptırım gücüne sahip olma                      D) Halkın istediklerini yapmasını teşvik etme
                                                                                                                 77
   74   75   76   77   78   79   80   81   82   83   84