Page 65 - PR PARAGRAF
P. 65
1. BÖLÜM YARDIMCI DÜŞÜNCE PARAGRAF REHBERİ
TEST-15 PR274
1. Sübliminal mesaj, “bilinçaltına iletilen mesaj” olarak tanımlanır. Reklamcılık sektöründe sıkça kullanılan mesaj türlerinden
biridir. Mesaj, farklı bir obje içinde gizlenen bir işarettir. Sübliminal mesaj verilirken ileti, açıkça verilmez; bazı çağrışımlarla
hedef kitlenin bilinçaltına kazınır. Bu yüzden fark edilmesi çok zordur.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi “sübliminal mesaj” örneği değildir?
A) Bir gazetede yer alan görselin ters çevrildiğinde genel ahlaki değerlere uymayan bir görsele dönüşmesi
B) Bir çikolata logosunda firmaya ev sahipliği yapan şehrin sembolünün gizlenmesi
C) Bir dizi filme sponsor olan firmanın ürününün dizi oyuncuları tarafından kullanılması
D) Bir yiyecek firmasının hazırladığı afişte yiyeceğin kenarında üretici ülkenin parasının saklanması
2.
“Kimileri gül dediler, ömür boyu güldüler; kimileri ise gül dediler, gül uğruna öldüler. Kimileri de başka çiçekler ve çiçek
isimleri için neler neler yaptılar.” Ne güzel bir söz, ne kadar güzel bir anlatım. Yazarın anlatım gücüne hem güzellik hem
de güzel bir koku katmış. Belki de yüzyıllardır şair ve yazarlar yazılarında çiçekleri ve çiçeklerin gücünü hep kullanıyor.
Yalnız ve çaresiz kaldıklarında, yazdıklarında, konuşmak istediklerinde hep çiçeklere sığınıyor. Çiçekler de hep yardım
ediyor onlara. Ya çiçekler olmasaydı? Yazarlar, şairler, edipler bu kadar güzel süsleyebilirler miydi sözlerini? Ya bizler…
Çiçekler olmasaydı bu kadar güzel hissedebilir miydik? Hayal kurabilir miydik? Hayatımızın her anı ve her alanı onlarla
çevrili. Kiminin gül bahçesi, kiminin gül kokulusu var. Çiçeklerin binlerce belki de milyonlarca faydası var. Bunları anlat-
sam bir kitap olur.
Bu metinden aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?
A) Çiçeklerin, sözlerin daha güzel söylemesine yardımcı olduğu
B) Şairlerin çiçeklerin anlatıma kattığı etkileyiciliği kullandığı
C) İçinde gül geçen tüm metinlerin anlatımının güzel olduğu
D) Birçok yazarın eserlerinde çiçeklere yer verdiği
3. Kentli olmak çoğu kişinin düşüdür. Doğup büyüdüğü yer kent olsa bile zamanı gelince daha büyük bir kente -şimdilerde
metropol diyoruz- gitmek ister insan. Kentli olma tutkusu bu anlamıyla sadece bir mekân değil aynı zamanda özgürlük ara-
yışıdır. Sahip olduğumuz özgürlüğün, içerisinde yaşadığımız kentin büyüklüğüyle doğru orantılı olduğu yanılgısını yaşıyoruz.
İçerisinde yaşamak istediğimiz kent daha büyük olursa öz gürlüğün daha büyük olacağını ya da herhangi bir konuda karar
vermek zorunda kalırsak seçeneklerimizin daha fazla olacağını düşünüyor olabiliriz. Bu elbette mümkün ve doğal gözüküyor.
O hâlde neden kendi tercihimizle yerleştiğimiz bu kentlere ait gibi hissetmiyoruz ya da kendimizi kalabalıklar içinde neden
yalnız hissediyoruz?
Bu metinden aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılamaz?
A) İnsanlar büyük şehirlerde daha özgür olur.
B) Birçok insan daha büyük şehirlerde yaşama hayali kurmaktadır.
C) Kentli olma arzusunu temelinde birden çok sebep vardır.
D) İnsanlar, kendi istekleriyle yerleştikleri şehirlere ait olmadıklarını düşünür.
63

