Page 34 - 6_SOSYAL_TK
P. 34

2. Ünite                      Türklerin Ana Yurdu Orta Asya
                                                                                                              6SOSTK-020

                ETKİNLİK - 1  Aşağıdaki soruları verilen metne göre cevaplayınız.




                                                ERGENEKON DESTANI’NDAN
            (Kök Türkler düşmanlarıyla bir savaş yapar ve savaşı kazanırlar. Bunun üzerinde düşmanları bir araya gelerek konuşup
            anlaşırlar ve Kök Türklerin ilerleyişlerini durdurmaya karar verirler. Kök Türklere hile yapacak, beklemedikleri bir anda
            aniden saldıracaklardır. Kök Türklerin gevşek bir anını yakalayan düşmanları hemen vuruşmaya başlar ve galip gelirler.
            O zamanlarda Kök Türklerin başında İl Han hakan olarak bulunmaktadır. Onun en küçük oğlu Kayan ve yeğeni Tukuz
            düşmana esir düştüler.) (...) Fakat on gün geçmeden kaçtılar, esirlikten kurtuldular. Kök Türk yurduna geldiler. Burada
            düşmandan kaçıp gelen birçok deve, at, öküz ve koyun buldular. Oturup düşündüler. “Dört bir yanımız düşman dolu, bizi
            yaşatmazlar.” dediler. “En iyisi dağların içinde insan yolu düşmez sapa bir yer bulup oraya yerleşelim.” diye karar verip
            sürülerini de alarak dağa doğru varıp göçtüler. (...) Kök Türklerin vardıkları ülkede akarsular, pınarlar, türlü bitkiler, meyve
            ağaçları ve av hayvanları vardı. Böyle bir yeri görünce Tanrı’ya şükrettiler. Kışın hayvanların etini yediler, derisini giydiler,
            yazın sütünü içtiler. Ülkenin adına Ergenekon dediler. (...) Dört yüz yıl sonra Ergenekon’da hem kendileri hem de sürüleri
            o kadar arttı ki ülkeye sığmaz oldular. Bu yüzden toplanıp konuştular, çare bulmak istediler. Dediler ki “Atalarımızdan
            duyardık, Ergenekon’un dışında geniş yerler, güzel yurtlar olurmuş. Eskiden oralar bizim öz yurdumuzmuş. Dağların
            arasından bir çıkılacak yol arayıp bulalım, çıkıp buradan göçelim. Ergenekon’un dışında kim bizimle dost olursa dost
            olalım, düşman olursa vuruşalım. (...) Hep birlikte gidip demir madenini gördüler. Dağın geniş yerine bir kat odun bir kat
            kömür dizdiler. Daha sonra dağın üstünü, arka yanını, öte yanını, beri yanını bir sıra odun bir sıra kömürle doldurduktan
            sonra yetmiş deriden, yetmiş körük yapıp yetmiş yerde kurdular; odunlarla kömürleri ateşleyip körüklediler. Tanrı’nın
            yardımı ve izniyle ateş kızdı. Kızdıkça demir dağın demiri erimeye başladı, eriyip akıverdi. Dağ delindi, yüklü bir deve
            geçebilecek kadar yol oldu. O kutsal yılın, kutsal ayının kutsal gününün kutsal saatinde Kök Türkler, Ergenekon’dan
            çıktılar. O günü, o ayı ve o saati iyi bellediler. Bu kutsal gün, o günden sonra Kök Türkler için bayram oldu. Her yıl, o gün
            gelince büyük törenler yapıldı. Bu törenlerde, bir parça demir alınıp ateşte kızdırılıyordu sonra da kızdırılan demiri önce
            Kök Türk Hakanı kıskaçla tutup örse koyuyor, çekiçle dövüyordu. Ondan sonra diğer Türk beyleri aynı hareketi yaparak
            bayramı başlatıyorlardı. (...)
                                                                                                  (Düzenlenmiştir.)




            1.   Kök Türkler, Ergenekon dedikleri bu topraklara nasıl gelmişlerdir?








            2.  Demir madeninin Kök Türkler için önemi nedir, demirden ne yapmışlardır?








            3.  Türkler, Ergenekon topraklarından neden çıkmışlardır?








          32
   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39