Page 162 - PR PARAGRAF
P. 162
PARAGRAF REHBERİ PARAGRAFIN BÖLÜMLERI (GIRIŞ, GELIŞME, 3. BÖLÜM
SONUÇ) VE PARAGRAF OLUŞTURMA
PR300
TEST-2
1. Aşağıda K, L, M harfleriyle gösterilen metinler; bir yazının giriş, gelişme ve sonuç bölümleridir:
K. Ama asıl hikâyesini değiştiren kişi; yine 1963 yılında Hava Kuvvetlerinde doktor olarak yedek subaylık yaptığı
dönemde, 1. Hava Üssü’nde jet pilotlarının hayatıyla ilgili Şafak Bekçileri isimli bir film çeken Halit Refiğ oldu. Halit
Refiğ, Şafak Bekçileri filminde ona bir rol teklif etti ancak askerî yönetmelikler buna izin vermedi. Halit Refiğ ’in aklına
bir kere düşmüştü Fahrettin Cüreklibatur ile çalışmak. 1963 yılının sonbaharında Halit Refiğ, Gurbet Kuşları filminde rol
teklif etti ona. Bu sefer oldu, hiçbir engel yoktu ortada. Bu projeyle birlikte Fahrettin Cüreklibatur, Cüneyt Arkın’a
dönüştü.
L. Bir Süpermen değil, James Bond hiç değil. Kelimenin tam anlamıyla gerçek bir kahraman o. Kimi zaman Battalgazi,
kimi zaman Malkoçoğlu, kimi zamansa Köroğlu. Adalet fikrinin; bu toprakların tarihinin ekrandaki yüzü, en Türkçe yüzü
Kurtuluş Savaşı’na katılmış Hacı Yakup Cüreklibatur’un 11 çocuğundan biri o. Yazları Eskişehir’de ailesine yardım
etmek için tarlada çalışan, bekçilik yapan, genç yaşta hasta ablasını kaybedince çocuk yaşta doktor olmaya karan
veren bir çocuk...
M. Ablasının ölümüyle birlikte verdiği sözü tutmak için İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine düşürdü yolunu. Burada
hem okudu hem de yine çocukken dinlediği hikâyelerin etkisiyle yazmaya olan merakını İstanbul’da arkadaşlarıyla Erek
isimli bir dergiyi çıkararak sürdürdü. 1957 yılında Cemal Süreya ile tanıştı ve öykülerini Pazar Postası’na gönderdi. 1963
yılında Artist dergisinin düzenlediği sinema artisti yarışmasında birinci oldu.
Buna göre aşağıdakilerin hangisinde harfler “giriş, gelişme, sonuç” şeklinde sıralanmıştır?
A) L - M - K B) K - L - M C) M - L - K D) L - K - M
2. I. Tüm bunları yaparken de fildişi kulesine çekilmeli, burada çalışmalı ve üretmeli, yalnızlık sanatını icra etmelidir. Bununla
birlikte insandan ve toplumdan da asla kopmamalıdır. Zaten fikrî ve kalbî işler yapan her insanın, fildişinden bir kulesi
olmalıdır.
II. Tarık Buğra, yazma eylemini hayatının yazgısı olarak görür. Çok erken yaşlardan itibaren kendini yazmaya, edebiyata ve
sanata hükümlü sayar. Yazı hayatı esasen çetin bir yoldur. Tarık Buğra için bu yol, başka sıkıntılarla daha da zor hâle gelir.
Yine de Buğra, bu yolda yürümekten asla vazgeçmez çünkü Tarık Buğra’nın yazarlık kişiliği, kendinden aldığı cesaret ve
inanca dayanır. Onun için yazmak, bir şeyi dert edinmektir.
III. Tarık Buğra; bu yalnızlıkla oluşturduğu tüm eserlerinde, insanın çelişkilerini, sevincini, kederini, tarihsel bir varlık olarak
insanın kaderini anlatır. İnsanı bilen, düşünen, tavır takınan, isteyen, reddeden, inanan, inanmayan, kendisini bir şeye
adayan ve bir şeyden mahrum eden, irade sahibi bir varlık olarak tüm yönleriyle ele alır.
IV. Aynı zamanda dert edindikleriyle mücadele etmektir. Yazmak hâlâ bir şeylerin değişebileceğine dair umudu, sözün gü-
cüne tutunarak taşımaktır. Bir duyguyu ve düşünceyi telkin ve ispat etmek, bir konu hakkında hüküm vermek, bir görüşü
şüphesiz kabul etmek; Buğra’nın sanat ve fikir anlayışından uzaktır. Sanatçı gerçekliğinden ve doğruluğundan emin oldu-
ğu şeyleri yapmalıdır.
Bu parçalarla bir paragraf oluşturulduğunda numaralanmış bölümlerden hangileri bu paragrafın gelişme bölümünü
oluşturur?
A) I ve II B) I ve IV C) II ve III D) III ve IV
160

