Page 97 - 7..SINIF TEMEL KİTAP TÜRKÇE
P. 97
Test 8
Parçada Anlam
5. • Benzetme vardır.
• İkileme kullanılmıştır.
• Deyimlere yer verilmiştir.
• Öyküleyici anlatımla oluşturulmuştur.
Aşağıdakilerden hangisi bu özelliklerin tümünü içerir?
A) Gerçekten zorluk çıkarmadım ona. Ayda yılda bir sokağa çıktığım için üstümü kirletmedim, terlemedim. Bu yüzden
azar işitmeyip kimseyi bağırtmadım. Okumayı öğreninceye kadar oturup resimli dergilere baktım. Televizyondaki
uzun kulaklı uzaylı gelip beni kendi dünyasına götürsün diye bekledim, beklerken hazır olayım diye çoraplarımla
yattım.
B) Kapıda yaşlı başlı bir adam belirdi. Üzerinde biraz eski, açık mavi bir takım elbise vardı. Ceketin üst cebinde üçgen
şeklinde kıvrılmış mendil, kravatıyla aynı renkteydi. Yer yer ağarmış saçlarını sol tarafa yatırmış, hâlâ siyahlığını ko-
ruyan bıyıklarını üst dudağının üzerini kapatacak şekilde bırakmıştı. Ayağında yıllar önce gençlerin oldukça rağbet
ettiği ucu sivri ve küt biçimli ayakkabılar vardı.
C) Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra etrafı ağaçlarla çevrili bir gölün kenarına geldik. Gürültüden uzak, oldukça
sakin tam kafa dinlemelik bir yerdi burası. Rengârenk çiçeklerden çok güzel kokular yayılıyordu etrafa. Biraz din-
lendikten sonra vakit kaybetmeden piknik sofrasını kurduk. Biz yemeğimizi yerken karıncalar da bayram ediyordu
etrafımızda. Kuşlar da hoş geldiniz, diyordu kendi dillerince bize başımızın üzerinde uçuşarak.
D) Minibüsle sabahleyin yola çıktık. Yeşilin, açığından koyusuna değin bütün tonlarıyla bezenmiş ağaçların süslediği
yamaçlardan geçtik. Şırıl şırıl akan derecikleri aşa aşa sonunda bu yeryüzü cennetine vardık. Çevresini irili ufaklı
ağaçların kuşattığı mavi, duru, büyük göle bakan bir yamaçta durduk. Gördüğümüz manzara karşısında ağzımız açık
kalmış, başımız dönmüştü. Kameramızı çıkarıp bu manzarayı görüntüledik.
6. Burada mavi deniz, mavi gök birbiriyle kucaklaşırdı âdeta. Bazen nazlıca, bazen de suları yok denecek kadar azalan bir
derenin aktığı köy yolu; o dantel görünüşlü tarihî köşke, bayram yerine, ıhlamur, erguvan, çitlembik, keçiboynuzu, çınar
gibi daha birçok görkemli ağaca ulaşırdı. Yolu çevreleyen girdili çıktılı sokaklar, küçük iki katlı evleri bahçeleriyle birlikte
koruyordu. Bostanları, arsaları, tahta perdeleri, çeşmeleri, bir başka şekilde ötüşen kuşların cıvıltısı ve meleşen kuzula-
rıyla insana ferahlık veriyordu bu köy.
Bu metinle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Kişileştirmeye yer verilmemiştir.
B) Aşamalı bir durumdan söz edilmiştir.
C) Farklı duyularla ilgili ayrıntılar vardır.
D) Betimlemeden yararlanılmıştır.
7. Uzun sürdü güz. Ama ne güzeldi!.. Tatlı yağmurlar, ardından güneşli sabahlar, serin akşamüstleri... İnsanı şehirden alıp
kırlara, parklara, bahçelere çağıran; yürüme, dolaşma isteği uyandıran zamanlardı. Yan bahçedeki ayva ağacına baktım;
salkım salkım dallar, meyveden yapraklar görünmüyor. Ayvalar sert mi yumuşak mı bilmem, henüz bir ayva alıp yiyeme-
dim. Beyoğlu’na çıktım geçende, kestaneciler çoktan kurmuşlar tezgâhı. Baktım; çıtır çıtır, bir yanık kestane kokusudur
yayılıyor etrafa. Eh, kış gelebilir artık. Kazaklar, pardösüler, atkılar, potinler çıksın yavaş yavaş ortaya.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerin hangisi söylenemez?
A) Kişisel duygu ve düşünceler dile getirilmiştir.
B) İkilemelere yer verilmiştir.
C) Mecaz anlamlı sözcükler kullanılmıştır.
D) Benzetmeden yararlanılmıştır.
95

