Page 56 - PR PARAGRAF
P. 56
PARAGRAF REHBERİ YARDIMCI DÜŞÜNCE 1. BÖLÜM
10.
Kekemelik; birçok ailenin çocukları küçükken karşı karşıya kaldığı, konuşmanın akıcılığının ve ritminin bozulmasıyla ilgili
bir sorundur. Konuşma güçlüğü yani kekemelik, doğuştan olabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabilir. Nörolojik veya
psikolojik etkenlerle ilgili olarak ortaya çıkan bu sorun, konuşmayı sağlayan beyin alanının iyi çalışmaması veya yanlış ça-
lışmasının sonucudur. Beyin kabaca şöyle çalışır: Kelimeler, konuşmanın yapısal özellikleri, gramer vs. beynin sol tarafına
kaydedilir. Duygusal ögeler, anlamlar ise beynin sağ tarafına yazılır. Bu yapılanma biyolojik bir olaydır. Konuşma bozuk-
luğu beyindeki bu yapılanmanın bozukluğuna verilen isimdir. Bu durum; kabaca ayrık beyin denilen, beynin sağ tarafı ile
sol tarafının farklı çalışması olgusu olarak da tarif edilebilir. Bu hastalıkta teşhis aşamasında ilk olarak rahatsızlığın neden
kaynaklandığına bakılır daha sonra teşhise göre bir tedavi planı hazırlanır.
Bu metinde “kekemelik” ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Psikolojik nedenlerle de ortaya çıkabileceğine
B) Tedavi sürecinin neye göre planlandığına
C) Küçük yaşlarda karşılaşılan bir rahatsızlık olduğuna
D) Beynin sağ tarafının iyi çalışmamasından kaynaklandığına
11. Orhan Veli, gelenekçi kalıpları yıkıp şiire yeni bir soluk getiren “Garip” akımının kurucusu ve eğlenceli mısraların sahibi olarak
bilinir. Sanırım, ismi bu kadar çok anılıp da üretimleri, fikirleri bunca az bilinen pek fazla şair yoktur. Yaşadığı yıllarda gerek
edebiyat anlayışına gerek toplumsal sorunlara yaklaşımına saldıran tutuculuk, zamanla yerini onu halktan uzak birine dönüş-
türen bir kavrayışa bırakmıştır. Oysa Orhan Veli, her şeyden önce derdi olan bir şairdir. 21 Mart 1947’de Tasvir gazetesinde
yayımlanan bir söyleşisinde şöyle anlatır bu derdini: “... Edebiyat fikre dayanıyor. Bu itibarla edebiyatın halk kitlelerine bir
şeyler söylemesi lazım. Ben, yazarları halka doğru götüren bir edebiyat isterim. Yani edebiyatın çoğunluğa hitap etmeli, onu
çoğunluk okuyup anlamalıdır. Anlayabilmesi için de edebiyatta çoğunluğun meselelerinden bahsedilmesi gerekiyor. Bugün-
kü dünyada çoğunluğu fakir halk teşkil ediyor. Demek ki edebiyat da onların edebiyatı olmalıdır.”
Bu parçada Orhan Veli ile aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
A) Edebî eserlerin çoğunluğun anlayacağı tarzda olması gerektiğini düşünmektedir.
B) Toplum meselelerine uzak olmakla eleştirilse de halkla ilgili söylemlerde bulunmuştur.
C) Yazın hayatına yeni bir tarzın öncüsü olan bir edebî akımla giriş yapmıştır.
D) İsminden çok söz edilmesine rağmen eserleri ve düşünceleri çok az bilinmektedir.
12.
Gölge oyunu; hayvan derilerinden kesilerek hazırlanmış insan, hayvan, eşya gibi figürlerin bir ışık kaynağı önünde
oynatılarak gölgelerinin gerdirilmiş, beyaz bir perdeye düşürüldüğü geheneksel gösteri sanatıdır. Kesin çıkış yeri
ve tarihi bilinmemekle birlikte bu oyunun ilk olarak Çin ve Endonezya’da ortaya çıktığı ve Doğu’dan gelen gezgin-
ler tarafından tüm dünyada yayıldığı tahmin edilmektedir. Edebiyatımıza nasıl geldiği hakkında tahminler olsa da
bu tam olarak bilinmemektedir. Bu oyun, edebiyatımızda Karagöz oyunu olarak da bilinir. Gölge oyunu oynatan
kişiye “hayalci” adı verilmektedir. Karagöz oyununda Karagöz ve Hacivat adı verilen başkahramanlar yanlış anla-
ma ve ters fikirler nedeniyle birbirleri ile çekişmekte oyun böylece sürüp eğlenceli bir hâle gelmektedir.
Bu parçada “gölge oyunu” ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) İnsanlar tarafından çok sevildiğine B) Figürlerin perdeye nasıl yansıtıldığına
C) Edebiyatında hangi isimle bilindiğine D) Ortaya çıkışıyla ilgili net bir bilginin olmadığına
54

