Page 43 - PR PARAGRAF
P. 43
1. BÖLÜM ANA DÜŞÜNCE PARAGRAF REHBERİ
2.
Farkında mıyız, dünya ellerimizin arasından kayıp gidiyor! Belki de çoktan gitti... Bencilliğimizle, tembelliğimizle,
hırsımızla, körlüğümüzle ve kötülüklerimizle mahvettik dünyayı. Yaşanılmaz bir hâle getirdik. İki dünya savaşı,
milyonlarca ölüm gördük ama hâlâ akıllanamadık. Çok çabuk mu unutuyoruz yoksa hatırlamak mı istemiyoruz
bilmiyorum. Bir şeyleri eleştirmeyi hep çok sevmişizdir ya… Geçmişi hep eleştiririz mesela “Nasıl böyle savaşlar
yaşanabildi? İnsanlar bu kadar düşüncesiz miydi? Neden izin verdiler ki?” deriz. Gelecekte bizim hakkımızda
sorulacak soruları düşünüyorum da durum çok daha vahim. “Nasıl bu kadar bencil olabildiler? İnsanlar ölürken
neden sustular? Dünyayı nasıl bu kadar kirletebildiler? Bu eleştiriler, dün olduğu gibi bugün ve yarın da sıralanıp
gidecek elbette. Peki, ne zaman gerçekten eleştirmek yerine ne yapabiliriz, neyi düzeltebiliriz diyeceğiz?
Dünyanın yok oluşunu izlemekten ne zaman vazgeçeceğiz?
Bu parçada yazarın asıl anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hırslarımız yüzünden dünyayı yaşanılmaz bir hâle getirdik.
B) Başkalarını eleştirmekten özeleştiri yapmaya fırsat bulamıyoruz.
C) Dünyamızı yaşanılamaz hâle getiren, insanların vurdumduymazlığıdır.
D) Gelecek nesiller, dünyaya yaptıklarımız yüzünden bizi suçlayacaktır.
3.
Boş bir ev düşünün. Dışardan çok güzel görünüyor. Boyalı, ihtişamlı, cilalı, harika desenlerle süslenmiş. Merak edip evin
içine girmek istiyorsunuz. Kim bilir dışardan böylesi görkemli olan bir evin iç döşemesi nasıldır diye meraka kapılıyorsu-
nuz. Tüm bu güzelliklerin geçici olduğunu kapıyı açar açmaz anlıyorsunuz. İçeriye bir giriyorsunuz ki o da ne! Böylesi
gösterişli bir yapıtın içi, terk edilmiş bir harabe gibi bomboş... Bırakın gösterişli koltukları, masaları içinde eşya dahi yok!
İşte kitap da böyledir. Dışı ne kadar süslü olursa olsun içini açtığınızda bulamadığınız derinlik, sizi okumaktan alıkoyar.
Zaten yazdığı kitabın içini dolduran bir yazar, dışını süslemeye gerek duymaz. Kapağına aldanıp kitap alanlar, en çok
satanlar listesinin en başındaki yaldızlı kitapların alıcısıdır.
Bu parçada yazarın asıl anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kapağı süslü kitaplar, içerik açısından zayıf olur. B) Bir kitabın içeriği, dış görünüşünden daha önemlidir.
C) İçeriği güçlü eserlerin dış kapağı gösterişli olmaz. D) İçerik olarak güçlü olan kitapların okuyucusu azdır.
4. Sağlıksız yiyeceklerin tüketimi arttıkça obezite de yaygınlaşıyor. Özellikle gelişim çağında olan çocuklar “fast food” tarzı
yiyecekleri sınırsızca tüketerek geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına kapı açıyorlar. Restoranlarda menülere yerleştirilen
karekodlarla artık her yiyeceğin içeriğinde ne kadar protein, yağ ya da kalori olduğu görülebilecek. Bu karekodu telefonuna
okutan müşteri, çok kolay bir şekilde ve kısa sürede yediklerinden ve yediklerinin neye yol açacağından haberdar olabilecek.
Bu metne göre, restoran menülerine karekod konulmasının asıl amacı aşağıdakilerden hangisidir?
A) “Fast food” tarzı yiyeceklerin aşırı şekilde tüketilmesinin önüne geçebilmek
B) Çocukların fiziksel gelişimlerinde yaşanan olumsuz etkiyi en aza indirmeye çalışmak
C) Sağlıksız yiyeceklerin restoranlar tarafından menülere konulmasını engellemek
D) Kişilere yiyecek içeriklerini gösterip onları sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirmek
41

