Page 170 - PR PARAGRAF
P. 170

PARAGRAF REHBERİ                                           PARAGRAF TAMAMLAMA                   3. BÖLÜM


          8.

                Damı akmayan, gemisi su almayan insan yok ki şu hayatta. Varsa da rol yapıyor demektir. Kahramanlar yok aramızda.
                Kahramanlara ihtiyacımız da yok aslında. Bir zamanlar Bertold Brecht’in dediği gibi “İhtiyacımız olan şey kahramanlar
                değil, kahramanlara ihtiyaç duymayan bir toplum olmalı.” Kimse mükemmel değil. Kimse sandığı kadar diğerlerine
                üstün değil. Bunu bir anlasak mantığımızla değil de yüreğimizle anlayabilsek ----.


             Bu metin düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanmalıdır?

              A)  ne kahramana ne de kahramanlık yapmaya gerek kalır
              B)  ne kibir kalır dilimizde, ne ön yargılar kalır zihnimizde
              C)  tüm sorunlarımızın üstesinden kolaylıkla gelebiliriz
              D)  kendini öven insanlardan uzak durmamız gerektiğini anlarız




          9.  Beş yaşındaki kızının iyi resim çizememesinden şikâyetçi bir anne, bunu şu sözlerle dile getiriyor: “Bu çizdiğin resim olarak
             kabul edilemez.” Gençliğinde ressam olmayı hayal eden bu anne, kendisine bir teselli olarak geleceğin küçük ressamını
             dünyaya getirdiğini düşünüyor. Freud’dan bu yana, ebeveynlerin kendi hayallerini çocuklarına dayatmaktan kendilerini alı-
             koyamadıklarını biliyoruz çünkü ---- . Fakat bazı ebeveynler bunun gerçekleşmeyeceğini anladıklarında büyük bir hayal
             kırıklığına uğruyorlar ve çocuklarına yetersiz oldukları düşüncesini aşılıyorlar. Çocuk da ne yazık ki bir süre sonra değersiz
             olduğu hissine kapılıyor.

             Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse parçanın anlam bütünlüğü sağlanmış olur?
              A)  kendi ideallerini çocuklarının fikirlerinin önüne koyuyorlar.
              B)  çocuklarının başarılı olmasını isteyip bu yönde davranış sergiliyorlar.
              C)  çocuklarının her alanda en iyisi olmasını istiyorlar.
              D)  çocuklarının hayallerini destekleyip onlara rehberlik ediyorlar.


          10.
                Genellikle okumak, yazmaktan önce gelir. Nitekim yazma dürtüsü neredeyse her zaman okumakla alevlenir. Kişiye
                yazar olma hayali kurduran, okuma ve okuma tutkusudur. ---- Yazar olduktan sonra da başkalarının yazdığı kitapla-
                rı okumak tutkusu kaçınılmaz bir şekilde yazmaktan alıkoyar sizi.  Avuntulu, sancılı ama yine de esin veren bir alıkon-
                ma. ---- Bir keresinde yazar Naipaul’e sevdiğim bir romandan bahsettim. Etrafımda edebiyatla ilgilenen herkes gibi
                onun da hayran olduğunu varsaydığım pek tanınmış bir romandı. Fakat Naipaul bana o romanı okumadığını söyledi,
                yüzümdeki şaşkınlığı görünce de sert bir şekilde ekledi:  “Ben bir yazarım, okur değil.” Bu cümle onun benimle aynı
                fikirde olmadığının kanıtıydı âdeta. Acemilik dönemini geçmiş pek çok yazar, çeşitli sebeplerle olabildiğince az oku-
                mayı önerir, aslında okumayı ve yazmayı bazı açılardan uyuşmaz bulduklarını öne sürerler. ---- Ben onları yargılaya-
                cak da değilim. Fakat bu durum okuduklarının etkisi altında kalma kaygısından ileri geliyorsa boş ve sığ bir kaygı.
                Çünkü kendi sesini bulmak için başka seslere kulak tıkamamak gerekir.


             Aşağıdakilerden hangisi bu metinde boş bırakılan yerlerden herhangi birine getirilemez?
              A)  Elbette her yazar bunda hemfikir değildir.
              B)  Belki bazı yazarlar için gerçekten öyledir.
              C)  Yazar, başkalarının etkisi altında kalmamalıdır.
              D)  Üstelik bu yazar olduktan çok sonra bile devam eder.


          168
   165   166   167   168   169   170   171   172   173   174   175