Page 169 - PR PARAGRAF
P. 169
3. BÖLÜM PARAGRAF TAMAMLAMA PARAGRAF REHBERİ
4. İyi bir gözlem yeteneği ve analiz gücü olan yazarın kaleminden dökülen, insanın ruh dünyasını tasvir eden kelimeler;
okuyan insanların hayalinde birkaç boyutlu bir film gibi belirir. Aslında gün içerisinde sıklıkla karşılaştığımız ve gözü-
müze sıradan görünen olayların, davranışların ve ilişkilerin arka planında tüm insanlar için tekrar eden bir şablon
olduğunu fark edebiliriz. Bu açından iyi bir edebiyat eseri, insanın ruhunu inceleyen bilim insanları için emsalsiz bir
olanaktır. ----
Bu metnin sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilirse metnin anlam bütünlüğü sağlanmış olur?
A) Buna karşılık edebiyatta yapılan karakter analizinin psikoloji bilimine herhangi bir faydası yoktur.
B) Bu nedenle psikolojik romanlar, en çok satan eserler arasında yer almaktadır.
C) Yani bugün psikolojinin geldiği noktada, edebiyatın katkısı gerçekten çok büyüktür.
D) Edebiyat, psikoloji ile harmanlandığında ortaya muazzam eserler çıkacaktır.
5. “Sevdiklerim hakkında yazamıyorum.” diyor Mustafa Kutlu. ---- Bunları da Selam Olsun’da iki kapak arasında toplamış.
Mustafa Kutlu, tanıdığı ve derinden bir muhabbetle sevdiği insanları kendi gönül aynasına yansıdıkları hâlleriyle anlatıyor; ete
kemiğe olmasa da kelimeye, cümleye büründürüyor. Kutlu’nun anlattığı kişilerden bazılarını kültür hayatımızdan tanıyoruz,
bazılarından ise sadece Kutlu’nun “muhabbeti” dolayısıyla haberdar oluyoruz.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse parçanın anlam bütünlüğü sağlanmış olur?
A) Bu yüzden hakkını veremem sevdiğim insanları anlatırken, diye uzak durmuş her zaman.
B) Yine de bu zorluk, Kutlu’nun yazmasına engel olmamış ve sevdikleri hakkında yazılar kaleme almış.
C) Eserlerinde anlatmasa da sevdiği insanları dost muhabbetlerinde konuyu hep onlara getirmiş.
D) Beceremediğini düşünse de sevdiklerini bir sonraki projesinde yazmaya karar vermiş.
6. ---- Dadaist Manifesto’da Tristan Tzara bu durumu, çok sevdiğim bir benzetmeyle “kendinden çalan” olarak nitelendirir.
İlk öykü kitabımı da bu nedenle “kendi kendini yiyen” okurlara ithaf etmiştim. Benim de ilk yazdığım eserler böyleydi,
onları ilmek ilmek örerken her bir satıra içimi işlemiştim. Fakat bu romanımda bu durum değişti. Biraz daha farklı kaynak-
lara yöneldim. Okurlarım da diğerleri ile bu eserim arasındaki farkı okuduklarında görecekler.
Bu metnin başına aşağıdakilerden hangisi getirilirse metnin anlam bütünlüğü sağlanmış olur?
A) Yazdığım eserlerde iyi bir gözlemci olmamın izleri görülür.
B) Yazarlar yapıtlarında yaşadıklarını ya da hayal ettiklerini yazarlar.
C) Her yazar, eserinde kendinden bahsetmekten hoşlanır.
D) Yazarlar ilk dönemlerinde genelde kendilerinden beslenirler.
7. Epiktetos’a sorarlar: “Filozof olmak üzere çalışan bir kişinin yapması gereken ilk şey nedir?” Epiktetos şöyle cevap verir:
“---- çünkü bir şey öğrenmeye başlayan, bilgisini yalnızca kendine saklamaz ve her şeyi bildiğini de öne sürmez. O, bilmediği
şeyler olduğunun farkındadır.”
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse parçanın anlam bütünlüğü sağlanmış olur?
A) Her şeyi en iyi kendisinin bildiğini fark etmektir.
B) Kendini beğenmişlik ve bencillikten kurtulmaktır.
C) Bilmediklerinin bildiklerinden fazla olduğunu kanıksamaktır.
D) İnsanlara bir şeyler öğretmesi gerektiğinin farkında olmaktır.
167

