Page 49 - PR PARAGRAF
P. 49

1. BÖLÜM             ANA DÜŞÜNCE                                                   PARAGRAF REHBERİ


          8.  Büyük ya da dünyaca ünlü bir yazarın yarattığı karakterin görüntüsü, yüzü-gözü okurların zihnine net bir biçimde kazınırken
             bu karakterin yaratıcısı olan yazarın sureti pek belirsiz olur. Örneğin Don Kişot! Ne zaman ondan bahsedecek olsam baştan
             aşağı zırhına kuşanmış bir hâlde, elinde mızrağıyla, yel değirmenlerine savaş açtığı sahne canlanır zihnimde. Arka planda
             uzun kulaklı eşeğinin üzerinde şaşkın gözlerle efendisine bakan Sancho Panza… Ve bu cesur maceranın ilham kaynağı, Don
             Kişot’un hayali sevgilisi Dulcinea. Kahramanlar insanların zihninde netken, Cervantes’in görüntüsü ya çok bulanıktır ya da hiç
             yoktur. Bir yazar için kendisini tanınmazken kahramanlarının bu denli akılda kalması ne büyük bir başarıdır.

             Bu metinden çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
              A)  Bir eseri ölümsüz kılan şey, eserde yer alan kahramanların akılda kalıcılığıdır.
              B)  İyi yazarlar, insanların zihinlerinde güçlü bir yer edinen kahramanlar yaratır.
              C)  Yazarlar, okurları tarafından eserlerindeki kahramanlar kadar tanınmazlar.
              D)  İyi bir yazar, kahramanlarına göre daha ön planda olmayı başarabilmelidir.







          9.  Unutulmuş bir beldeyi bir kent hâline getirmek... Öksüz bir hayalin babası olmak... Kurumaya yüz tutmuş bir toprağın duda-
             ğına yağmur gibi yağmak! Kan olmak herhangi bir hayalin, şifa bekleyen damarına yahut paylaşabilmek her neyin varsa... Ne
             güzeldir paylaşabilmek, kalp vermeye gönüllü olunca! Ne güzeldir elindeki az da olsa paylaşabilmek. Değil mi ki - - - -
             Bu metnin sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilirse “paylaşmanın insanı mutlu ettiği” mesajı verilmiş olur?

              A)  veren el alan elden her zaman üstündür.
              B)  bir mum diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.
              C)  herkesin yardımlaştığı yerde işler yarım kalmaz.
              D)  paylaşmayı bilirsen ekmeği paylaşmak ekmekten daha lezzetlidir.










          10.
               Aynı anne babanın çocukları arasında bile farklıklar vardır. Kimi şen şakrak olur, kimi içine kapanık; kimi hoşgörülü olur,
               kimi ise herkesin söz ve eylemlerinde kendine benzemesini ister. Aynı şekilde toplumdaki insanlar arasında da farklılıklar
               vardır. Ancak bu farklılıklar sebebiyle fertlerin birbirlerine zarar vermelerini engellemek için anayasa ve yasalar oluştu-
               rulmuş, insanların farklılıkları sebebiyle ötekileştirilmesi engellenmeye çalışılmıştır. Yani herkes aynı düşünsün, olaylar
               karşısında aynı tepkiyi versin dediğimizde o toplumda birlikte yaşamak giderek zorlaşır, ayrışmalar ve çatışmalar başlar.
               Bundan da toplumun tüm fertleri zarar görür. Toplum olarak birlikte yaşamanın ilk şartı, farklılıklara saygı duyulması
               gerektiği bilincinin yerleşmesidir.


             Bu metnin ana fikri aşağıdakilerden hangisidir?
              A)  Farklılıklara saygı göstermezsek bir arada huzurlu bir şekilde yaşamamız mümkün olmaz.
              B)  Bireyler arasındaki farklıklardan kaynaklanan çatışmalar ancak yasalarla engellenebilir.
              C)  Birbirinden tamamen farklı düşünen insanlar bir arada yaşamakta zorlanırlar.
              D)  Toplumda yaşanan ayrışmaları engellemek için herkes mücadele etmelidir.


                                                                                                                 47
   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54